30 Eylül 2015 Çarşamba

38+2 HAFTA :) BEKLEMEK NE ZOR

OĞLUM

    Aşkım, bitanem, oğlum, bebeğim, kıymetlim, annesinin kıymetlisi
Benim erkeğim ne kadar da çabuk geçiyor zaman ne kadar da hızlı. Daha dün dü sevincim şaşkınlığım o ilk heyecanım. Şimdi yerini bambaşka heyecanlar aldı sana kavuşma heyecanı. Gün yaklaştıkça dakika saat, saat yıl oluyor sanki. Ama her şey zamanında olsun sakın erken geleyim deme birtanem. Hala en güvenli yerde benim karnımdasın hala kalp atışıma en yakınımsın. Öyle merak ediyorum ki ağzını, burnunu, kulak kırımlarını, minnacık dudaklarını. Ağlayışını sesini bile merak ediyorum kıymetlim. Karnımda bana görsel şölen yaratan o minik ayaklara dokunmak kokunu içime çekmek istiyorum. Bütün hazırlıklarım bitti boşa çıktım bir an ne yapsam bilemedim. Yine biriktirdim şimdi kafanı şişirmeye başlıyorum :)

    İlk olarak beni çok mutlu ettin bitanem. Bu gün kontrolün vardı. Kilon 3200 olmuş maşallah benim oğluma. Boyun da 51 cm, selvi boylum benim. EE bide beim kilom var değil mi ben 74700 olmuşum. Obur anne :( Neyse ki bu sefer seni besleyebilmişim. İçiinde bulunduğun su gayet iyi, hareketlernin maşallahı var :) doğmaya da hiç niyetin yok gayet rahatsın. Herkez telefon ediyor sen daha doğurmadın mı diye bende oğlum ne zaman isterse o zaman gelecek diyorum. Ben oğlumun doğumundan itibaren hayatına saygı duyuyorum ve kararlarını destekliyorum. Sezeryan ol rahat edersin hiç ağrın sancın olmaz diyorlar ama ben bu dünyaya geleceğin zamanı senin belirlemeni istiyorum. Seni çok ama çok seviyorum. Bir kaç göbek fotoğrafı paylaşayım o halde :)
 

 
 


Sen bir çılgınsın tam bir çılgınsın. Kıpır kıpır hiç yerinde durmuyorusun. o üstteki çıkıntı var ya senin popon. kafan aşağıda, doğuma hazırlanıyorsun. Sen mucizesin. Benim mucizem...














 
     Herkez o ütüyü eline aldı senin minicik kıyafetlerini öyle hevesle ütülüyorlar ki sorma. Nasıl heyecan ve sırıtma var yüzlerinde. Sen doğduktan sonra bütün kıyafetlerine kusup sıçtığında o minicik kıyafetler dağ gibi olduğun da da bu hevesle ütü yapacaklarmı birlikte göreceğiz oğlum. Ama sen merak etme anan var senin burda :) herbirşeyini ütüler ütüler giydirim ben sana.
    Hahahah ben baştan güleyim bari :) yine keçe :) içimiz dışımız keçe oldu :) olsun kapı süsü bitti çokta güzel oldu. duruyla bir takım kapı süsleriniz. Sinem teyzenin de ellerine sağlık çok emek sarfetti.
 




















    Bide yeliz kapı süsü yapmış göndermiş. Bayramda dayın gitti çanakkale ye gelirken hem kurban etlerimi hem süsleri getirmiş. Evimizin salonun da annanen büyük annanen Büyük deden dayın ben hadi aç kutuyu diyorlar bana , ya ne gerek var diyorum aç bakalım ya ne göndermişler diyorlar. Açtım kutuyu süsler çıktı. Bu sefer kim yapmış bunu diye  soruyorlar. Aslında biliyorlar ama duymak istiyorlar demek ki. Bende yeliz yapmış dedim. Evde bir sessizlik birden buz kesti her yer. İyi mi oldu yani. Neyse olan oldu . Ama gerçek dünyada ki durum bu :(
 

    Derken bayram geldi :) Baban bana bayramlık aldı. Tabi öyle farklı şeyler hayal etme kafanda odun senin baban başka türlü olamaz. Biz onu öyle seviyoruz :)Anananen aldığı bir şeyi değiştirsin diye bir mağazaya girdik. Geçerken gözüme bir şey takıldı bende denedim beğendim. Baban da elinle blüzle kasa ya gitti :) :) :) Olsun baban bana bayramlık aldı demek beni mutlu ediyor. Bayram sabahı giyindik süslendik önce ananenlere sonra babannenlere gittik . Çokk sevindiler bayramlaştık. Bayramlar özeldir bunu hiç unutma. Bayramların özel bir büyüsü vardır. Hergün gittiğin ev bile o gün bir ayrı güzel olur. Her kez gülümser tatlı yenir tatlı konuşulur. Her kez jilet gibi giyinir ama yeni olur ama ter temiz olur. Eller öpülür kucaklaşılır. Bayramlar özeldir oğlum sakın unutma. Bayramda seni bekleyenleri sakın ihmal etme. Bu bayram da iyice duygusaldım, ben giyinip hazırlanırken seni de hayal ettim. Bir sonraki bayramda seni de giydirip gideceğim Allahım bu nasıl bir mutluluk.
 






































    Babannen bayram izninde bize geldi. Sonra çıkıp alışveriş merkezine gittik. Her zaman ki gibi patates kızarmasını hem yedim hem suçluluk hissettim, hem yedim hem pişman oldum. Seninle hala aynı bedeni paylaştığım için bunu yapmamam gerek özür dilerim annem. İnternette beğendiğim bir tulum vardı, mağzaya gidip baktım ve bayıldımmmm. Bir an önce seni o tulumun içinde sağlıklı ve kahkalarla bana bak olur mu ? gözlerinin bebeği gülsün.

 

    Senin bu ananen çılgın. Ona her şey bizi hatırlatıyor. Bayram şekerim benim o. Ben senin için nasıl bir aşk besliyorum içimde eminim ki onun da benim beslediği bir aşk var. Üstelik o aşkın üstüne de 28 yıllık bir emek te ekliyor üstüne. Hiç bıkmadan usanmadan büyük bir şevkat ve sevgiyle bana ve dayına harcadığı emek. Off be tadından yenmez. İnsan anne baba olmadan anlamaz derlerdi  hep bede ''he he'' dedim. O şehir efsanesi değilmiş :) gerçekmiş.  Şimdi ben senin için bu kadar çıldırırken seni gözümden sakınarak, emekle, özveriyle, fedakarlıkla, büyüttüğüm sen bütün dünyam olan sen benim için nasıl bir varık olacaksın.



















    Sinem teyzen didem teyzenlerle bizi kahvaltıya çağırdı. Onların burada olduğu zaman az olduğu için değerlendirelim dedik. Çokta güzel oldu ama rüzgar çok ağladı. Hiç durmadı didem teyzen de bir lokma yemek yiyemedi. Kalkıp gittiler. Bu günlerinizin tadını çıkarın bakın sizde böyle olacaksınız diyorlar bize. Olsun beni kimse yıldıramaz.


    Murat dayım lar da misafirimizdi. Çok şükür sevenimiz de çok gelenimiz de. Baban da bende çok severiz misafir ağırlamayı. Ne güzel geldiler kendileri pişirdiler, kendileri kurup kendileri kaldırdılar bizde arada nasiplendik :) böyle misafire can kurban. Üstüne birde türkan teyzenler geldi tam yemeğe denk geldiler. Birde benim misafirimi ağırladılar :) Onlarında keyfi yok akçakocada cafeyi bırakmış gelmiş dayım. Maddi olarakta zordalar manevi olarak ta. Allah yardımcıları olsun. Tabi bizim de. Ben dernek kuracağım enişte madurları diye:) Amannnn 1 seneden fazla sürdü kendimizi toparlamak o da tam değil, keyfim çok yerinde tadımı kaçıramam şimdi.
 

    Gene çok biriktirmişim değilmi. Ah birde babanı ikna edebilsem de oda bir satır bile olsa yazı yazsa sana. Ne kadar önemli ama anlamıyor şimdi. Sonra da geç kalmış olacak. Hiç niyeti de yok her seferinde söylüyorum üstüne birde bana söyleniyor neden beni sıkıştırıyorsun diye. Biraz sonra tekrar söyleyeceğim ve bu son olacak. Eğer okuyabileceğin bir şey yoksa ortada anla ki başarılı olamamışım :) Ben azimle sana her detayı atlamadan yazmaya çalışıyorum. Keşke benimde bu yaşlarda okuyabileceğim 1 satır yazı olsaydı.

    Bir daha ki dr randevumuz ayın 7 sinde yani benim doğum günümü geçmiş oluyor. Ayın 4 ü benim doğum günüm. Acaba süpriz yaparmısın bize. İşte durum bu kıymetlim. ATLASım, birtanem, kuzum, meleğim benim.

                                                                                  Seni Çok Seviyorum  ANNEN


23 Eylül 2015 Çarşamba

37+2 BEKLİYORUZ BEKLİYORUZ VE HALA BEKLİYORUZ


    Günler geçiyor ama beklenen vakit gelmiyor. Ailecek heyecanımz dorukta seni bekleyip duruyoruz. Sende büyümeye çalışıyorsun birtanem.En son görüştüğümüzden beri boyun 49 cm kilon 2.800 olmuş paşam. Ben senden daha çok kilo almışım 64.200 olmuşum. 700gr daha birikmiş bende. Eh be oğluşum yediklerimin hepsini senin için yiyorum ama senden çok bana yarıyor. Sen şimdiden başladın yemekte sorun çıkarmaya. Yapma annecim yapma böyle birtanem çok üzülüyorum ben. Bir daha ayın 30unda görüşeceğiz seninle. Eğer hala aramıza katılmaya karar vermediysen de ekimin 7sinde görüşeceğiz. Yani benim doğum günümü es geçmiş oluyorsun. Ne zaman gelirsen gel ama sağlıkla gel annem.
 

 

    Annanen hep panik kraliçesi hep telaşe müdiresi :) öyle de sevimli ki görsen yanaklarını ısırırsın. Ay nasıl olacak, aman nasıl yetişecek. Bu böle olursa şu şöyle olur mu, onu böyle mi yapsak. Aman yarabbi çok panik. Ama bizi çok seviyor ve bizim için çok endişeleniyor. Yaptıklarının tüm sebebi bu. Elini üstümüzden hiç eksik etmiyor ve her işimizi kolaylaştırıyor. İyi ki var. Meğer anneler ne kadarda fedakarmış. Yok bebeğim ''kızım sana söylüyorum gelinim sen anla'' durumu söz konusu değil burada. Bir görebilseydin canını dişine takıp nasıl evimizi senin için temizleyip steril ettiğini, akşam olunca ağrı kesiciler alıp başı ağrımasın diye uğraştığını, ertesi gün bütün kaslarının kemiklerinin ağrıyışını, gelip bize sebze yemekleri yapışını, tatil gününde her gün işe gider gibi bize gelmesini. Bu nasıl bir azim nasıl bir istek. Üstelik bunları yaparken hiçte kötü hissettirmiyor. Tabi ben senin için neler yapabileceğimi hayal ediyorum :) işin içinden çıkmıyorum :)



    Uzun zamandır bir araya gelemiyorduk. Akçakoca dan dayı gelince anne evinde toplaşıp kahvaltı yaptık. Çokta güzel oldu. Sanırım ben evde çok yalnız kalıyorum insan arıyorum yanıma. Sen gelince hayatımda hiç boşluk kalmayacak seninle dolup taşacak. Şimdilik baban gidince bir ballış bir ben kalıyoruz evde. Didem teyzenler geldi evimize sinem teyzenler de  geldi bahçede oturduk öyle keyifli oldu. Biz zaten gezmeleri bıraktık artık misafir kabul ediyoruz. Ama yarın bayram yeni aldığım cicileri giyinip bayramlaşmaya çıkmak niyetindeyim Allah yardımcımız olsun.

    Yatağını hazırladık. O kadar güzel oldu ki kelimelerim yetmiyor anlatmaya. Karşısına geçip saatlerce seyredesim bakıp bakıp gözlerimi alamayışlarım var. Bide sebepsiz yere beşiğin karşısında ağlayışlarım var ki onları hiç sorma.
 

    Keçe yakamızı bırakmış değil :) kapı süsün hala yapılıyor. Bitmedi gitti. Ama çok güzel oluyor.
 









    Bu arada ballış çok hasta. Hala iyileşemedi günlerce kustu. Veterinerlik fakültesine götürdüm iğneler serumlar. Veterinere götürdüm iğneler röntgenler.. Kusması kesildi evde ilaç kullanacak şimdi ama tir tir titriyor. Bütün gün hiç durmuyor titremesi ve benimde elimden bir şey gelmiyor. Üstelik o kadar zor ki benim için hem maddi hem manevi. Sağlık giderleri şimdiden 500 tl oldu , birde endoskopi istiyorlar o başlı başına 400 yada 500 . E bi bu ay seni bekliyoruz hastahane masrafımız var. maddi olarak yetişmemiz mümkün değil. Üstelik ednoskopi tehlikeli ve hiç bir şey çıkmaya da bilir. Ama sorunun ne olduğu belli değil. Zavallı ballış ağrıdan inliyor ve sadece mide koruyucu kullanıyor. Birde işin manevi tarafı var. Benden başka ballışla koşturacak kimse yok, bende araba yok yanıma gelecek adam yok. Ben sokağın başına kadar yürürken yoruluyorum artık. Veterinerlik fakültesine gittiğimde acil için bile 2 saat sıra beklerim. Her yer pis , normal olarak sürekli hasta hayvan geliyor. Korkumdan banka oturmadım bile ayakta bekledim 2 saat. Üstüne serumu bekledim, akşam eve geldiğimde belim tutmuyordu. Ayağımın üstüne basamıyordum. Üstüne birde strese girdim ya hastalanırsam diye. Veteriner uzak annem arabayla götürüyor ama her zaman olmuyor. offf offf iyice bunaldım. Son günlerimde olacak işmiydi bu ya. Ballışa gereği gibi bakamıyorum sanırım ben, düşünüp duruyorum ya sana da bakamazsam diye. O kadar zorlanıyorum ki anlatamam sana. Ballıştan vazgeçmek zorunda kalmaktan korkuyorum. Ben hep senin ballışla birlikte büyüdüğünü hayal etmişim. Bakalım ne olacak.

    İşte son durum da bu annecim. Hayata hiç bir şey üzerine planlar yapamıyorsun. Bu acı gerçeği deneyimledim. Bu günümüzü en verimli bir şekilde nasıl geçireceğimize bakmak gerekiyormuş. Biz aciz insanlar yarın için bile bir ön görüde bulunamazmışız aslında.Bakalım önümüzde ki günler bize ne getirecek. Sadece seni , babanı ve ailemi çok sevdiğimi biliyorum. Size sahip olduğum için de çok şanslıyım. Ailemiz hep ama hep mutlu olsun.....

                                                                                         Seni Seviyorum ATLASım.

17 Eylül 2015 Perşembe

36+3 GÜN :)

                                                                  Merhaba Meleğim
 

     Seni hissettiğim güden beri ne saatler geçiyor, ne günler... demek insan böyle aşık oluyormuş görmeden... kavuşmak istiyorum sana dokunmak, koklamak, sarılmak doyasıya... her gün ciciler alıyorum sana :) seviyorum kokluyorum içlerinde seni hayal ediyorum... o zaman hada çok hayal ediyorum seni. Annemm, ne seni anlatmaya kelimeler yeter, nede sana doymaya ömrüm... bir bedende iki can taşıyorum, yarısı benim yarısı senin için...
                                                                                           hiç görmeden sevdiğim...


    Benim birtanem ATLASım gün geçtikçe daha da heyecanlanıyorum sana kavuşmaya. Kendim için değil senin için kolay doğumlar olsun diye dua eder oldum. Sen sağlıkla ve mutlulukla gel aramıza. Beşiğini kurdum odamıza şimdi her uyandığımda görüyorum öylece bakıyorum içinde masum masum uyduğunu hayal ediyorum. Eylül ayının 14'ünde dr randevumuz vardı. Sana söylemiştim ya artık daha sık göreceğim seni diye. Her şey yolunda suyun iyi hareketlerinin maşallahı var. Fakat beni biraz üzdün. Boyun ve kilon yeterince artış göstermemiş. Kendimi suçlu hissediyorum neyi yanlış yaptım diye günlerdir düşünüyorum ve çılgınlar gibi yiyorum. Aslında ben 62.300 den 63.500 olmuşum ama sen bebeğim sen neden yediklerimden beslenememişsin. :( Keyfim yok anlayacağın. Boyun 47 cm ve kilon da 2.600 :( bakamadım sanırım ben sana. Bu ayın 23 ünde tekrar seni kontrole gideceğiz. o zaman da beni üzersen benden çekeceğin var haberin olsun.


    Seninle ilgili gelişmelerin dışında öyle fazla da bir değişiklik yok bebeğim. Baban rapor aldı 7 gün evde. Bana öyle iyi geldi ki hem yardım açıcından hemde ruhen iyi geldi evde olması benim yanımda olması. Özlemişim öyle hiç bir şey yapmadan miskinlik yapmayı babanla. Hem işe gitmediği için o da stresli değil çok ama çok şeker. Bütün gün yatıyoruz, bir yerimiz ağrıyor diğer yanımıza dönüyoruz :) ne yiyelim diye düşünüyoruz, birlikte yemek yapıyoruz, yiyoruz sofrayı topluyoruz, sonra yine ne yiyelim diye düşünüyoruz :) Sence de biz yaşlanıyor muyuz :) :) Ama baban sana dua etsin. Şimdi iyice ağırlaştım. Markete bile giderken  kere mola veriyorum. Hey yavrum hey normal zamanda 7 gün izni yada boş vakti olsa ben onu öyle yatırır mıyım. Fıldır fıldır gezdirirdim. Bir yandan da iyi oldu. birikim yapmaya çalıyoruz. Büyük çok büyük kocamannnnn hayallerimiz ve hayattan çok fazla beklentilerimiz var. Ulaşabilme için planlar yapıyor sürekli konuşuyoruz. Bebeğim ben biliyorum tüm isteklerimiz seninle bilikte olacak. Sen bizim meleğimiz olacaksın ve şansını, uğurunu iyiliğini bizim üstümüzden hiç eksik etmeyeceksin.

    Ballışı yıkadık babanla beraber. Yaz günü 3 gün titredi serseri. Ben anlamıyorum bu köpeği nasıl köpek bu ya. Elimizde kalacak :)


    Her zaman ki babanın aklına gelmez öyle şeyle ama ben babanla bol bol fotoğraf çekilmeye çalışıyorum. Bizim bu hallerimizi gözünde canlandırabilmen için.
 
    Seni seviyorum bebeğim. Seni merak içinde bekliyorum. Az kaldı birtanem ikimizinde sabırlı olma vakti. 6 gün sonra tekrar göreceğim seni. Rüyama gel olur mu ? Annemmm de sarıl içimi erit. Yoksa ben beklerken çalayacağım. Seni seviyorum ATLASım.

7 Eylül 2015 Pazartesi

Çocuğunuzla İletişim

                                       Ne Söylediğiniz Değil, Nasıl Söylediğiniz

    İnternette bulduğum bağzı yazıları depolama ihtiyacı hissediyorum.

"Aşkım,sevgilim..." değil; BEBEGIM
"dur ben yaparım" değil; DENEMEK ISTER MİSİN?
"hayir, asla!" değil; YAPMAMALISIN ÇÜNKÜ;....
"izin vermiyorum" değil; BUNU ŞU SEBEPTEN DOĞRU BULMUYORUM.
"git babana sor" değil; BABANLA KONUŞUP KARARIMIZI SANA BILDIRECEGIZ.
"yapma düşersin" değil; DİKKATLİ OLURSAN BAŞARABILIRSIN
"ne bileyim ben!" değil; BILMIYORUM AMA ÖĞRENİP SENİNLE PAYLASACAGIM
"Ne meraklisin!" değil; BEN DE MERAK ETTİM, BIRLIKTE OGRENELIM MI?
"Kalk şu televizyonun başından!"değil; HADI BIRLIKTE OYUN OYNAYALIM.
"kalk biraz kitap oku" değil; SANA ÇOK GÜZEL BIR HIKAYE OKUMAMI ISTER MISIN?
"yat uyu artik!" değil; UYKU SAATIMIZ GELMIS SANIRIM.
"ayagimin altinda dolasma" değil; BANA YARDIM ETMEK ISTER MISIN?
"çabuk topla oyuncaklarını!" değil; ÖNCE ARABALARINI MI TOPLAMAK ISTERSIN, LEGOLARINI MI?
"Ahmet amcana hosgeldin desene" değil; MISAFIRE HOSGELDIN DEMELIYIZ, HOSGELDIN AHMET AMCAA..
"yeter ki aglama!" değil; AGLAMAN FIKRIMI DEGISTIRMEYECEK, SAKINLESTIKTEN SONRA SENINLE KONUSABILIRIM.
"Arkadaşına vurma!" değil; ARKADASINA VURMAN DOGRU DEGIL ÇÜNKÜ CANI YANABILIR.
-alisveriste- "kendini parcalasan da onu almayacagim!" değil; -alisveristen once- MARKETTEN SADECE EKMEK VE SÜT ALMAYA YETECEK PARAMIZ VAR, BASKA BIR ŞEY ISTEMEYECEGINE SÖZ VERMELISIN.
"Hastayim rahat dur biraz" değil; BIRAZ BAŞIM AGRIYOR, SESSİZ KALARAK BANA YARDIMCI OLUR MUSUN?
"onu kirarsan yenisini hiç almam!" değil; BIR SÜRE YENI OYUNCAK ALAMAYABILIRIZ, O YÜZDEN OYUNCAKLARINI TEMIZ VE DUZENLI TUTARSAN DAHA UZUN SÜRE KULLANABILIRSIN.
"bunu sen mi yaptin!" değil; BUNU KIMIN YAPTIGI HAKKINDA BIR FIKRIN VAR MI?
"Yalan söyleme!" değil; DOGRUYU SÖYLE...

35. HAFTADA HEYECAN TIRMANIŞTA

Merhaba bebeğim



    Bundan sonraki dr kontrollerimiz sıklaşacak artık 10 günde 1 gideceğiz ve ben seni daha sık göreceğim. Tabi belli de olmaz sen bize her an süpriz yapabilirsin sıkılabilirsin tek basına olmaktan. Ama sakın öyle şeyler yapma olur mu? Gelişimini tamamladın tabi ki ama hala gelişecek elbette yerlerin var. Mesela yutkunmaya başladın. Yutma reflekslerini geliştiriyorsun. 40. haftada gelmelisin sabret biraz annecim 9ay 10gün dolacak. Ne eksik ne fazla :) Seninle bu maceraya başladığımızda 53 kg dım ben. Bir önceki ay 60,900 şimdi ise 62,300 olmuşum. 1 ay için fazla değil bence de. Sana gelelim tosunum :) tamı tamına 47 cm olmuş boyun kilon da 2.543gr maşallah benim oğluma Allah nazarlardan korusun. Bu sefer hep arkanı döndün ultrasonda yetmezmiş gibi birde ellerinle yüzünü kapattın al işte ultrasonu bak bakalım beğendinmi :)

 



    Gün geçtikçe tef gibi geriliyorum. Ellerim ayaklarım şişiyor balon gibi :) çok komik bir hal aldım gerçekten. Bu ara en büyük zevkim aynanın karşına geçip koca göbeğimi seyretmek, göbüşüme yağ sürerken parmaklarımla göbüşüme yani sana masaj yapmak ( artık nerene denk geliyorsa ) üstelik bana tepki veriyorsun parmaklarımın olduğu yere hemen bi tepik savuruyorsun ki sorma :) , birde unutmadan senin tekmelerini videoya çekmeye çalışmak. Günlerim böyle geçiyor anlayacağın hep sen hep sen.

    Sen benim her şeyim oldun. Senin minik hareketlerini takip etmek, ultrasonlarını sevmek, seninle konuşmak bana nasıl iyi geliyor bir bilsen. Terapi oldun bana annemmmm.

    Tabiki yine senin için bir sürü şey biriktirdim. Hepsini tek tek paylaşacağım. Ama önce söylemeliyim ki biraz keyfimiz kaçık. Çünkü bu ara memleket karışık. Her yerde bir polis bir asker şehit oluyor. Doğu zaten bombok ama istanbulun doğudan farkı kalmadı. Kalabalık yerlerde bombalar patlatılıyor karakollara saldırılıyor. Baban karakolda sokaklarda değil diye sevinemiyorum bile. Allah bizi ailemizi babanı korsun oğlum. ailemizi bize bağışlasın. Hep konuşuyorduk önümüzdeki sene doğuya gidelim ATLAS okul çağına gelmeden geri dönelim en azından okula güzel bir yerde gitsin oğlumuz diye ama. İnsan canından korkuyor nasıl güvenip gidelim. Sanırım hiç bir yere gitmeyeceğiz. Offff özür dilerim annecim seninde canını sıktım. Neyse başlayalım bakalım :)

    Bende yine çamaşır yine ütü :) Daha sen gelmeden işin geldi ATLAS bey. Allahım bende meğer ne hamaratmışım meğer ne kadar da becerikliymişim. Ah evlat aşkı ah sen nelere kadirsin. Hayatımda yaptığım en keyifli ütü . Laf aramızda baban kıskanıyor onun gömleklerini ütülemediğim için :)
 

 


 

    Bu arada diş ağrılarım pörtledi çok korkuyorum bebeğim. Bu kadar dayanmışken son zamanda sana narkoz aldırmayı göze alamam. benim bu aya kadar tek bir tane ağrı kesici içmişliğim yok. Çok azimliyim çok. :) İçimde o kadar büyük bir oğluş aşkı var ki tarifi yok. Allah nazarlardan korusun bitanem ikimizde bu kadar sabretmişken sağlıkla kolaylıkla birbirimize kavuşalım inşallah.

    Türkan teyzenler de teşrif etti sonunda biz evlendiğimizden beri hiç fırsatı olmamıştı. Kısmet berat bebeğeymiş oda geldi sevdik sevdik bitiremedik :) bak gör seni nekadar çok sevicez. Zaten bu ara önümüz arkamız sağımız solumuş bebiş. ya geldiler ya gelmek üzereler yada senden sonra gelecekler. Ben hayatımın hiçbir evresinde bukadar çok bebişliyi bir arda görmedim :) Türkan teyzenler geldiğinde o kadar sıcaktı ki kavruluyorduk. Annesini evi yakın diye incecik gelmişler. Bir yağğmur yağdı bir yağmur. Taksiler bile kalmamış durakta. Baban bi arkadaşından araba buldu da bıraktık beratları. Kendi arabamızı aptallığımız yüzünden satmak zorunda kalmasaydık hiç böyle olmayacktı. Asıl ben sen olduğunda ne yapacağımızı düşünüyorum. Sinirden kuduracağım herhalde. Neyse neyse Allah can sağlığı versin herşey olacak elbet. Bizim biraz zamana biraz da tsarrufa ihtiyacımız var hepsi bu :)
 

    Ne oldu biliyormusun annecim ben yaşlandım galiba :) :) :) Şaka bir yana çılgınlar gibi yürüyüş yapan, avcılara yürüyerek gidip gelen, pire gibi olan ben artık bunları yapamıyorum. Seninle birlikte büyüyen karnım hamilelikte ağırlaşma isminde komik bir döneme giriyor. Nefesim kesiliyor bütün eklemlerim ağrıyor, belim ağrıyor, kaldırımın kenarına oturup ağlayasım geliyor resmen :) sonrada sesli kahkahayla gülüyorum halime. Hımbıl ben. Vücudum artık bana '' bak hamileliğinin son ayına girdin azıcık hanım ol, kır dizini evinde otur, haldır haldır gezme vakitleri geçti canım sen kendini ne sanıyorsun'' dedi çoktan :) Yine benim canım mısır istediği günlerden bir gün.İkna ettim babanı perşembe günleri kurulan göl kenarından mısırımızı kömürümüzü azıcıkta tavuğumuzu alıp ineceğiz piknik alanına. plan basit aslında. Basit ama benden geçmiş meğerse. Giderken birşey yok bayır aşağı saldık kendimizi indik ohhhh mis bide yedik içtik. EEE geriye kim dönecek şimdi :) Döndük ama haatımın en zor yürüyüşü oldu. Pişman mıyım değilim :) :) yine olsa yine giderim. Yani annecim bir terazi erkeği olarak seninde benim kadar gezmeleri sevmeni diliyorum. Aaaaa tabiki benimle. kiminle gidecekmişsin hangi kız mış o hayatta göndermem ben oğluşumu. Kıyamam ben delikanlıma yakışıklıma kimselerle gönderemem efendim.Anacığı var onun burda o kadar.
    Canım oğlum korkma korkma tamam hamileliğin son ayarından bunlar hep hormon hormon :)
 

 

HAHAHA şöyle büyük büyük güleyim bari. Bu fotoda birde kafamı gökyüzüne kaldırasım geldi ne göreyim Leylekler ama ne leylek. Sür maşallah sürü. Yazı bitirip göç etmeye balamışlar geri dönüyorlar artık. E halk arasında da ''leyleği havada görmek'' denen bir şey var ki bu bende hep tutar. Babana dedim ki '' yener yener yukarı bakkk aaa ne var bi baksana'' söylermiyim leylek olduğunu :) o da kaldırdı kafasını gördü leylekleri hemen yumdu gözlerini. Ya aşkım bana nenden gösterdin bana neden gösterdin diyor deli.Peki annen ne yaptı ? Hemen bu anı ölümsüzleştirdi :) seni de babanı da çok seviyorum.

    Derken ananen çıktı geldi. ''Hadi kızım seni büyük migrosa balık yemeye götüreceğim, torunumun omg3 e ihtiyacı var'' dedi. Dayın da geldi gittik. Aman ne keyifli ne güzel oldu. Sonra tekrar geldi. Bu sefer babanı da aldık ananen baban ben 3ümüz gittik. Masada otururken dayının önemi bir üniversiteye başladığını, yarın öbür gün yurt dışında seminerleri konferansları eğitim işleri olacağını ve bunlara para yetiştiremeyeceği için dayına ait olan çanakkale deki evi satması gerektiğini düşündüğünü söyledi. E bana çok mantıklı gelmiyor. Sonuçta orası koskoca üniversite ve dayının bölümünde olan o kadar adam var. Hepsinin bir ev satacak ve konferanslara gidecek gücünün olduğunu sanmıyorum. Üstelik evin parası da harcanmış olacak. Dayın üniversiteyi güzelce okur bitirir yurt dışında doktora yapmak ister işte o zaman hakkı o evin satılması. Biraz morali bozuldu annanenin ama ben yinede doğru bildiğimi söyledim. Sonuç olarak ben seni özel okullara gönderemem ailemiz belli çok özel koşullar sağlayamam . Nasıl bir hayat istediğine kendin karar vereceksin. Kendini sokaklara atıp arkadaş kurbanı mı olmak istersin? yoksa birazcık g..nü sıkıp iyi okullarda okuyup saygın sıfatlar kazanarak rahat bir hayat sürmek mi seni daha mutlu eder. Biz annen ve baban olarak sen hangi yolu seçersen seç seni seviyor olacağız ve yanında olacağız bunu da hiç unutma. Okul yıllarını aylaklıkla geçirip cafelerde parklarda hatta daha büyüyünce eğlence mekanlarında bile geçirebilirsin. E tabi her davranışın getirdiği sonuçlar gibi bu davranış sonun da da bir mağazada  asgari ücretli bir tezgahtar olabilir, eğer istanbulda yaşıyorsan tatillerin birkaç sapla beraber kumburgaz plajı olabilir yada en iyi ihtimalle dedenin yanına çanakkaleye gidebilirsin, gideceğin restoranlar tavuk ekmek satan ucuza ye çık yerleri olabir, aşık olduğunda sevdiğin kadının isteklerini yerine getirmediğin için hayata daha da karamsar bakabilir hatta evlenmek için bize muhtaç bile olabilirsin. Sana verebildiğimiz imkanımızın yettiği harçlığı beğenmeyip daha fazlasını almak için bizimle kavgalar edebilirsin. Yada emek sarfedip birazcık kendini yorarsın. Geleceğini ilmek ilmek işlersin. İyi okulların güzel bölümlerinden mezun olur insanların saygısını kazanır iş hayatınada da geliri seni fazlasıyla memnun edecek beyinen ve bedenen seni çok yıpratmayacak meslekler yapabilirsin. Tatillerini senin gibi aklı başında insanlarla yurt dışında en lüx otellerde geçirir, etrafında sana hizmet etmek üzere görevlendirilmiş insalarla çevirebilirsin. Bir gün aşık olduğunda sevdiğin kadını çok mutlu edebilir çok mutlu bir hayat yaşayabilirsin. İşte ilk nasihatını da aldın hadi bakalım :) Sonuçta hayat bir tercih zinciri karşına çıkan durumları ne kadar akıllı kullanırsan o kadar rahat ediyorsun. Biraz önce şehit haberlerinden bahsettim ya sana. Tek birtane zenginin evladı yok aralarında. Ellerini göğsüne vura vura ağlayan, ocağına ateş düşen analar hep eski evlerde, üstünde başında düzgün giyimi olmayan belki yemeğe ekmek bulamayan analar ve ziyan olanlar onların biricik evlatları.Sanırım bu gün yazı yazmamalıydım içim mi kararmış benim ne :)
 

    Evimizde misafir var 1 haftadır. Sesi soluğu çıkmıyor çok uslu. İlk geldiğinde biraz yaramazlık yaptı ama duruma el koydum hiç merak etme. Tutku teyzenler tatile gittiler zavallı prensesi de otele almadılar doğal olrak. O da bizim minik misafirimiz oldu. Bal bu durumdan çok memnun. Ben uzun zamandır bilerek ilgilenmiyorum ballışla. Kısa zamanda sen aramıza katılacaksın ve ben bir atmaca misali ilk bir kaç ay senin yanına yanaştırmayacağım seni koruyup kollamak adına. E sen sürekli benim yanımda olacağın içinde bal ile arama mesafe koymam gerekecek seni kıskanmaması için. Hal bu hal iken de hayatında büyük değişimler olan birden yapayalnız kalan ballışa ilaç oldu yeni misafirimiz. E bize de eğlence haliyle :) Babanın yüzüne bakarsan halinden ne kadar memnun olduğunu göreceksin zaten :) :) :)
 



    Hastahaneye kontrole gittiğimiz gün hazır ananenin arabasını almışken gidip çikolatalarını da aldık fabrikasından. Hem çok uyguna geldi hemde uyduruk çikolata almamış olduk kalite oldu anlayacağın. Maksat ağzımız tatlansın. Seni görmeye gelenlerin ağzına tatlı bir şeyler sokuşturalım ki kötü söz demesinler benimde canımı sıkmasınlar :) Yani '' tatlı yesinler tatlı konuşsunlar'' adamın asabını bozmasınlar.:)
 


    Bu arada senin için yaptığım alışverişlerim de tam gaz devam ediyor. Eksiklerini bir türlü bitiremiyorum. Tamam tamam itiraf ediyorum hiçbirşey senin için yeterli gözükmüyor. Yastık aldım sana yumuşacıklar ve en iyileri olduğuna emin olabilirsin. Ben bu hayatta hiçbirşey yaşamadan seenin için en iyi olanı alacağıma yapacağıma emin olabilirsin. En kıymetlim için en iyileri. Aynı zamanda keçe hala yakamı bırakmadı :) sinem teyzenle haldır haldır çalışmaktayız son aylar artık şunu da yapsak bunu da yapsak ( tabi bun davranışın altında her zamanki gibi gördüğüm her güzel şeyin sana ait olmasını isteyişim var sanırım ) derken boğazımıza kadar keçe olduk :) 
 

 

    Son olarak evde temizlik konusu var. Evimiz bitap halde korkunç kirli. Çünkü ben artık eskisi kadar çok iş yapamıyorum. Sen evimize gelmeden dip köşe bucak her yerin tertemiz olması gerekiyor. EE bana yardıma gelecek karınca ekibim çalışıyor ancak pazar günleri müsayit oluyorlar. Şimdi bir düşünelim. Bu gün ayın 7 si normal koşullara göre 1 ay daha var. Ama ya normal koşullar olmazda sen bize süpriz yaparsan. E tamam şimdi yapalım temizliği ama yaz günü bahçeye çıkıyoruz içeri dışarı e cam pencere açık toz giriyor. yaşıyoruz netice evin içinde sen gelene kadar batacak yine. Evin şeklinin de değişmesi gerek senin beşiğinin sığması için bizim yatağımız yan çevrilip duvara dayanmalı. Salondaki yemek masası aşağı bodruma inmeli elimin altında ki fazlalıklar bir an evvel çıkmalı. Birde senin beşiğin açılıp havalanmalı sen içinde yattığında öyle poşet falan kokmamalı. Anlayacağın işim zor benim :)  en iyisi ben bu hafta sonu kadın çağırayım dibi köşeyi bi temizlesin. Sonra senin beşiğini kurayım ( kıyafetlerini severken çıldırdım Allahım beşik kurulunca sen benim aklıma mukayet ol) bir güzel havalansın. bir sonraki hafta sonu babanneni, meltem yengeyi, ananeni çağırayım benim karınca tayfam onlar, bir güzel temizlesinler yine her yeri. başka türlü çıkamayacağım işin içinden. Kahrolsun mikroplar... 

    Anne kuzum şimdilik bu kadar ben yine biriktirip biriktirip yazarım sana. Sende bunları anlayabileceğin yaşa geldiğinde alıp eline merakla okursun senin hayatımıza girdiğin ilk andan itibaren bizim yaptıklarımızı. 
                                                                                                                      Seni çok seven annen...