15 Temmuz 2015 Çarşamba

27 HAFTA 2 GÜNLÜK MELEĞİM

    Benim canım ATLASım uzun zamandır çanakkalede dedin yanındaydım internetim yoktu ve daha önceden kaydettiğim yazılarımı paylaştım. Ancak şimdi oturup yazabiliyorum sana meleğim. İstanbula geldiğimden beri pek hareketli geçti günlerim hiç boş kalmadım. Annanenler taşındı demiştim ben evlerini görmemiştim gidip evlerini gördüm, çok ta güzel olmuş beğendim evlerin. Eski evlerine de yakın bir arka sokakta. Çanakkalede ne güzel sahil kenarında püfür püfür oturuyorduk geldik yine istanbul trafiğinin kalabalığının içine. Yapış yapış resmen burası insanın üzerine yapışıyor havası. bir sonra ki yaza babanın tayini çıkar da doğu görevimizi yapmaya gideriz inşallah. Hem belli mi olur geri dönüşte tekrar istanbul olmaz rotamız. Fethiye, antalya, muğla şöyle sıcak, yeşillik, ferah, sakin bir yerde yaşarız hatta belki bahçeli bir evimiz olur da mest oluruz içinde. Bir yandan da istanbula geri gelmemiz gerektiğini söylüyor kalbim. buradaki imkan ve olanaklar hiç bir yerde yok. Senin gelişimin ve eğitimin ayrıca sosyalliğin için buradan daha metropol bir şehir yok. Neyse bakalım zaman gösterecek ne yapacağımızı. Sen bunları okurken o günler çoktan yaşanıp tüketilmiş olacak, yüzünde bi gülümse ile şuradayız anne diyeceksin. Senin sırıtan ağzını yerim ben yakışıklım.


 çanakkale son günlerimiz.


    Geldiğimizde doğumdan önce görelim diye hemen didem teyzeni ziyarete gittik. Karnı kocaman olmuş rüzgar dışarı çıkmak için gün sayıyor. Didem teyzen tam 20 kilo almış bebeğim bakalım annen ne kadar kilo alacak. Şimdilik 53 ile başlayıp 59 oldum 2 kilo da ilk 3 ayda vermiştim 50 ile başlayıp 59 oldum demek daha doğru olacak. Sinem teyzende oradaydı . Duruda bayağı belli olmaya başlamış. Biz 3 hamiş ilk ve son görüntülerimizi verme fırsatını yakaladık sonunda.


 


 
Bu arada elime babanın eski bir fotoğrafı geçti. Bak ne kadarda sevimliymiş değilmi. Araya kendimi de sıkıştırmazsam içim rahat etmez. EEE anne baba olduktan sonra ballışla sen olmazsan da hiç olmaz. :)














 
    Zaman zaman göbeğimin fotoğrafını çekiyorum. Her seferinde nekadar büyüdüğüne de hayretle bakıyorum. nasılda büyüyorsun, nasılda güçleniyorsun her seferinde. Bazen tekmen midir, kolun bacağın mı bilemiyorum ama o kadar kuvvetli oluyor ki :) oturduğum yerden izliyorum seni kıpırdadığın gün be gün seğrediliyor. Tabi senin sulu gözlü annen her seferinde duygulanıyor. Baban geçen gün ATLASla tanışmayı çok istiyorum artık çok sabırsızlanıyorum dedi. O da seni özlemle bekliyor.



 

    Gezmelere gelince. Bol bol geziyorum uzun uzun yürüyüşler yapmaya çalışıyorum. İkimiz içinde sağlıklı olmaya yediğime özen göstermeye çalışıyorum. Daha öncede bahsetmişimdir hayatımın en bencil evresini geçiriyorum ama merak etme senin doğumunla bu durum değişecek ve hayatımın en sencil evresi olacak. Tutku teyzenle ortaköye kumpir yemeğe gittik. Sinem tezenlerle ambarlı sahile akşam yemek sonrası yürüyüşe ve çay içmeye gittik, yine tutku teyzenlerle başka bir arkadaşın evinin bahçesinde mangaldaydık, babanla birlikte ikea ya gittik sadece çocuk bölümünü dolaştık, İlk defa pazar arabamızı aldık ve taaaa pazara kadar yürüyüp azar yaptık. Avcılarda baban bana limonata ısmarladı yine yürüdük evimize geldik. Ohoooo hiç durmuyorum ben. Hele bide sen karnımda değil kucağımda ol bak nerelere gideriz birlikte. Şimdi ödüm kopuyor erken doğum olur, gezerken üşütürüm, hastalanırım, yediğim bir şeyden zehirlenirim vs. vs. dedim ya bencil annen ne olacak :)

 

 


   Bu arada ben hala kokulara karşı çok hassasım. Bulaşık makinesi ve buzdolabı başı çekmek üzere iyi yada kötü kokusu yoğun olan her şey benim için kabustan da öte. Dolayısı ile baban hala mutfakta :( fakat harikalar yaratıyor. gün geçtikçe yemekleri muhteşem olmaya başladı ve ben neredeyse yemek yapmayı unutuyorum. Hele geçen gün evde bir iskender yaptı ki sorma parmaklarını yersin. Babanı çok seviyorum ve ona sahip olduğumuz için ikimizde çok şanslıyız. O bizim evimizin direği hayatımızın neşesi, var oluş sebebimiz, benim hayat arkadaşım can yoldaşım. Onu tanıdığında sende çok seveceksin.

   Derken doktor zamanı geldi. Kocccaaaaa bir ayın en bi sevdiğim zamanı oğluşuma ATLASıma kavuşma anı. Nasılsa özlüyorum ve merak içinde bekliyorum doktor randevularımı. Senin kımıldadığını senin elini kolunu görmek nasılda heyecanlı. En önemlisi senin iyi olduğunu öğrenmek paha biçilemez. Bir sevinç bir gururla doluyor içim sana iyi bakmışım. Çok sağlıklıymış benim oğlum. Yeterince yemişim spor yapmışım ve boyu kilosu tam yerindeymiş. 34 cm olmuşsun 830 gr sın. Benim mucizem sin. Aşksın. Her gittiğimizde de dr un bir pipi resmi tutuşturuyor elimize :) Bu arada baban bizimle değil malesef çalışmak zorunda her zaman ki gibi. Ona götürmek için video da çektim.


 

 

    Evimize yakın olan babanın karakolu biraz daha uzağa taşındı. Ben bir şeyler istediğimde 2dk gelebiliyordu ama artık böyle bir şansımız yok ne üzücü :( Sürekli arıyor bizi kontrol etmek için merak etme. Baban bizi çok seviyor ve çok merak ediyor. Bahçemiz içinde bahçe mobilyaları bulmuş, bide tüp arabası bulmuş aldı getirdi evimizin bahçesine sırf ben sandalyelerde rahat edemiyorum diye. Öyle sevindim ki öyle yakıştı ki bahçemize. Hemen kolları sıvadık baban ben dayın, ben mobilyaları cilaladım babanla dayında demirlerimizi beyaza boyadılar. Mis oldu bahçemiz mis mis. Evdeki nevresim yüzünden de minder diktim, şimdi yaz sıcağında keyfinden geçilmiyor bahçenin. Aynı zamanda organik  beslenmeye heves edip domatez biber patlıcan salatalık ekmiştim bahçemize fakat daha yiyemedik hele salatalıkları hiç sorma :)

 

 

 









  Derken rüzgar dünyaya gözlerini açtı bizde koşa koşa ziyaretine gittik. Maşallah pek güzel bebek henüz 2 saat olmuştu doğalı sesi soluğu çıkmadan öylece yatıyordu yatağında. Hastahane çıkış setlerini de giyindirmişler masum masum yatıyor. Anne biraz ağrılı ama sesi soluğu çıkmıyor gözü bebeğinde. Ben gene duygusal gene hayallerde. Seni düşündüm yere göre sığdıramadım öyle sakin duramadım. Allah bizede yaşatsın bebeğim o günleri. Her ikimiz içinde kolay bir doğum olsun sen olabilecek en sağlıklı halinle gel bizim hayatımıza, kucağımıza, evimize, baban ve benim bize ait olan her yere her şeye sağlıkla kolaylıkla ve huzurla gel meleğim.




   doğalı sadece 2 saat olmuş rüzgar






     Eeee daha ne anlatayım ben oğluma. Gerisi aynı. Dayının üniversite tercihlerini yapıyoruz, ben hala çılgınlar gibi senin keçeden bebek şekerlerini yapıyorum ama her biri ayrı güzel oldu. Senin için yaptığımı bilmek beni gaza getiriyor aşkla yapıyorum yoksa hayatta uğraşmam deli işi çünki :) Seval teyzenin rüzgarı içinde rüzgar gülleri yapacağız şeker olarak. Bayramdan sonra da dedenin yanına gideceğiz sirkeciye. Senin için kıyafetler alacağız ciciler alacağız. Eksiklerimizi tamamlayacağız , tabi benim heyecan yine doruk. Sanki ne oluyorsa hiç mi alışveriş yapmadık. Ama bu farklı bu öyle birşey değil. Bu ATLASın kıyafetleri benim meleğimin eşyaları. Dahası da can sağlığı bebeğim. Bir evin içinde yatıyoruz, yuvarlanıyoruz, seni hayal ediyoruz. Her şeyden önemlisi seni seviyoruz. Bu arada babana hala bir satır yazı yazdırabilmiş değilim, sorsan bahanesi çok. Oh şikayet de ettim :) :)


 



Seni seviyorum meleğim Annen.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder