20 Ağustos 2015 Perşembe

32 HAFTA 3 GÜNDE NE YAPACAĞINI BİLEMEYEN ANNEN

             Merhaba ATLAS

    Canım bebeğim en son görüştüğümüzden beri pek değişik bir şey olmadı. Sana karşı özlemim, merakım, sevgim ve hayallerim dışında. Onlar hep katlanarak büyüyor. Tamam diyorum kimseyi bundan daha fazla sevemem, hiç  için bundan daha fazla sabırsızlanamam, ertesi gün tüm bunlar daha fazla olarak uyanıyorum. Yani senin anlayacağın önüm arkam sağım solum ATLAS

    Bir bakalım bu arada neler olmuş neler :)

Anneye durmak yok hep ATLAS için hep ATLAS için çalışıyor annen. Üstelik o kadar mutlu oluyorum ki senin için bir şeyler yaparken. Hepsi sana özel, hepsi türünün tek örnekleri ve senin annen büyük bir aşkla işliyor tek tek. Baban benimle dalga geçiyor sen onlarrı minik minik uğraş yap bakalım ATLAS o minicik parmaklarıyla nasıl sökecek hepsini diyor bana :) Bende olsun kime yapıyorum ben bunları oğluma yapıyorum sökecek tabi diyorum.
    Her gören bayıldı oluş. ama kimselere yapamam sıkıntı gelir. Mevzu bahis benim oğlum tek, eşsiz, ve ona ait olmalı onun hayatı.


  Yine benim boğazım yine benim boğazım. Bir iştahım açık sorma gitsin :) Ağzıma koyduğumu yuvarlayıp mideme yolluyorum ki durum bildiğin gibi değil. Beni balık yemeğe götür diye tutturuyorum, oğluma omega3 lazım diyorum, baban da bizi hiç üzmüyor hemen götürüyor. Pazar kurulduğunda hiç kaçırmıyorum mısır mısır mısır mısır mısır :) Sende çok seviyorsun mısırı, ben yemeğe başlayınca sen kıpır kıpır oynamaya başlıyorsun. Yarasın aslanıma.


   

Çamaşır yıkamaya devammmmm. ne yapayım hepsini bir kerede yaparsam sonra ne yapacağım. Günler nasıl geçecek sorarım sana. O yüzden parça parça yapıyorum böylece her günüm senin için bir şeyler yaparak geçiyor. O minnacık kıyafetlerini yıkıyorum, inanmazsın çamaşırları yıkayacağım askılığı da yıkıyorum asarken kirlenmesinler diye. Sonra bahçeyi yıkıyorum toz uçup elbiselerine yapışmasın diye, sonra hepsini tek tek ütülüyorum. Tüm bu işler bitince de üzülüyorum :) Ah benim miniğim sen nasıl sığıcaksın o minnacık kıyafetlere o ellerin kolların bacakların ne kadar minik olacak ki. Biz nasıl korkmadan tutacağız seni. Hayırlısıyla bir katılsan aramıza.




 Eksik tamamlaca tam gaz devam. Bir türlü bitiremiyorum eksikleri. Çünkü bebişlere dair her ne varsa seninde olsun onu sana alayım istiyorum. Gözü çıksın bu paranın. Böyle uğraşırmıydım başka türlü olsa, giderdim en iyi mağazaya en güzel ürünlerini alır çıkardım ter temiz. Ama olsun benim oğlum çok para kazanacak annesinin babasının yeri gelip yapamadığını o yapacak. Hadi bize yapmandan vaz geçtim. Kendisi muhteşem bir hayat yaşayacak. Çok rahat, huzurlu ve sağlıklı bir hayat. Belkide cumhur başkanı olursun :) 
    ( buraya yazayım diye cumhurbaşkanının annesine ne denir diye sordum sormaz olaydım :) ilk cvp cumhurana oldu ikinci de first ana olduuuu. Aman tanrım dedim, imdat dedim, Allahım oğlumun espiri yeteneği babasına çekmesin dedim.)
    Hunharca gülüyorum şu an. Öyle zannediyorum ki benim ikinizle işim zor :) Sizi çılgınlar gibi seviyorum. Biriniz ilk aşkım biriniz en büyük aşkım.

Baban bahçe mahsüllerine bayılıyor. Sulamıyor, ilaçlamıyor, bakmıyor ama herkeze anlatıyor. Gidip gidip kopartıyor. OOOh şikayetimi de ettim sana :)
Seval teyzen de rüzgarın alışverişini yapmış.


    Ballış iyileşti sayılır. Artık öyle acayip durmuyo amaalamadığımız ilaçlar var onları da alıp tedaviye başlamak lazım. İkinizin diyaloğunu çok merak ediyorum. Seval teyzenin kargosunu yolladım rüzgar güllerini. Derken babanın bütün çoraplarını attım. Baban şok, baban iptal. Çok kıymetlidir babanın çorabı bile. Kiloları alıp alıp üstüne olmayanları hata eskiyenleri yırtılanları bile vermeye kıyamaz içi gider :) Ama benimki de can. Bir gün çamaşır toplarken canıma yetti. çoraplar hep farklı markaların ve işi gereği hepsi düz siyah. Biri biraz açık biraz koyu, biri hafif pamuklu, biri satenimsi, biri biraz kalın diğeri biraz ince. bak bak bak bir yere kadar. Çorap fabrikası olan bi arkadaştan rica ettim babana bir koli çorap gönderdi. yanında bana ve tabiki de sana çorap göndermiş artık hepimiz rahatız :) İşte böyle geçiyor günler.

 



    Son günlerimizden karelerle kapatıyorum bu günü. seni seviyorum annem.








7 Ağustos 2015 Cuma

31 HAFTALIK OLDU BEBEĞİM

        Merhaba miniğim.

    Gün geçtikçe akıl almaz bir şeklide büyüyorsun ve bu mucize. Şu anda 40 cm ve 1600 kg oldun. Ayrıca çok güçlü tekmelere sahipsin. Bol bol video çekmeye çalışıyorum ama sen o kadar yaramazsın ki :) tam kıpırdıyorsun fırtınalar kopuyor içerde görüyorum, telefonu elime alıp çekeceğim sırada hiç kımıldamıyorsun :) bekle bekle bekle yok. Kapatıyorum videoyu birdahakine diyorum sen yine çılgınlar gibi dans ediyorsun. Oyun oynuyorsun benimle. Günler çok hızlı geçiyor sadece 2 ay kaldı sana kavuşmamıza. Bundan sonra ki ay 10 günde 1 gideceğiz kontrollerimize. Özlüyorum oğluş seni ayda 1 kere görünce. Artık karnım kocaman oldu ağırlaştımda biraz. Çabuk yoruluyorum ama hala gezme peşindeyim :) Ama bol bol yürüyüş yapmaya çalışıyorum senin ve benim için çok iyiymiş.
 

 


    Babana söyleye söyle sonunda çiçek aldırdım kendime. Pek süpriz gibi olmadı ama olsun ben görünce yinede çok sevindim. Nede olsa kadınım ben çiçeğe hiç bir zaman hayır demem :) Babanla birlikte gezmelere gidiyoruz keyifli vakit geçiriyoruz. Her gören bu günlerinizin tadını çıkarın sonra çok zor olacak bu günlerinizi arayacaksınız diyorlar bende onlara çok kızıyorum. Ne demekmiş o ATLAS ta bizimle olunca biz daha mutlu olacağız daha güzel gezeceğiz diyorum. Dalga geçiyorlar benimle. sen beni hiç üzmeyeceksin değil mi olum. Çokta mutlu olucaz biz hep birlikte. Ben gene başladım hayaller kurmaya. Diyorum ki babanın teyzeleri Fransa da ve Hollanda da. Amsterdamda gezebiliriz eyfel kulesini görebiliriz sadece yol parası ve oradaki el harçlığımız olsa yeter. Gitmeyi planladığımız tarihte sen 10 aylık oluyorsun. Muhteşem bir tatil olur du. Tabi her zaman ki gibi şu paranın gözü çıksın. Ama ben inanıyorum sen bizim şans meleğimzsin sen geldiğinde her şey çok güzel olacak ve biz musmutlu olacağız. ama gidemezsek üzülmeyeceğim hiç. Sonuçta akrabalar hep orada değil mi. yeterli parayı biriktirmek iççin 2 yılımız olacak , bide böyle düşünelim :) Olmazsa bu yaz önce çanakkale ordan kıyı kıyı paşa gönlümüz nereye isterse oraya gideriz. Sonuçta biz birlikte olacağız ya.

    Birde video çekmeye başladım bu ara sadece fotoğraf değil videolarda seğredeceğiz vakti geldiğinde. Bizim ev hallerimiz gezme hallerimizi falan çekiyorum. Ayrıca senin herhangi bir sporla uğraşmanı çok ama çok istiyorum. Benim ATLASım şöyle bembeyaz dişli, fit vücutlu, sportif, bir bakanın bir daha bakacağı, çok cool, benim nazar değecek diye ödümün patladığı ve nazar boncuklarıyla telli babaya çevirdiğim, bunun karşılığın da da uuuuuf anne yaaaaa sözünü duyduğum bir oğlum olsun benim :) Benim gönlümden geçen senin su sporlarıyla uğraşman. Ne bileyim şöyle yelken, sörf, yüzmeyi söylemiyorum bile. Ama sen neyi istersen o . Tamam tamam korkma kontrol delisi olmayacağım ben istemiyorsan yapma spor falan. Ben sadece senin için en iyi olabileceğini düşündüğüm şeyleri istiyorum. Seni çok ama çok seviyorum.

    Birkaç fotoğraf yükleyeceğim. Yanına açıklamalarını da yaparım. Her zamanki gibi seninle her şeyi paylaşmak istiyorum her şeyi sana anlatmak :) Yine çok şey biriktirim senin için.

Sana demiştim ağırlaştım artık diye :)
Markette bile yoruluyorum artık bulduğum ilk rahat yere yada kasiyerlerin sandalyelerine oturuyorum hemen. insanların bana çok yardımcı olmasına alıştım sanırım bunu hep bekleyeceğim :)
Dedim ya sen benim şans meleğimsin. Hayatıma girdiğinden beri çok mutlu yaşıyorum.



 

 

 

Buda sinem teyzen ve veysel amcanla gittiğimiz pikniklerden biri. Sırf sana yürüyüş olsun diye evimizde eşyalarımızı hazırlıyoruz. Pazar arabamıza koyup sahile kadar yürüyoruz (burada babanın hakkını yiyemeyeceğim o kadar yolu malzemelerimiz taşıyor bizim için) mangalımızı yapıp afiyetle yiyoruz. sonra yine evimize yürüyoruz :) İnan seni çok seviyoruz.













 Ballış hasta oldu. Yoğun mide sorunları yaşıyor. kan tahlilleri yaptık röntgen çektik en son endoskopi istediler ama ballış o kadar küçük ki makineleri çok büyük kalıyor. kediye bile zor yapıyorlarmış. Ballış kediden daha küçük. Hem manevi hem maddi olacak işmiydi bu :( Bu arada arkadaki çiçekleri gördün mü kıyıp atamıyorum kurudular ve çok kötü kokuyorlar :)

İlk bezini aldık. Sinem teyzen yine her zamanki gibi tüm araştırmacı yeteneğini ortaya koydu ve olabilecek en iyi kampanyayı buldu. Bizde verdik şiparişi ve içine sıçacağın ilk parayı harcadık :)
















 


 Günlerden bir gün yine annenin canı sıkılır ve derki
 -Aşkım beni büyükçekmece sahile götürürmüsün.
-Hayat ne gerek var şimdi annenin arabası bizde diye her gün gezeceksek batarız biz.
-Ama bitanem başka zaman zor oluyor hem can da bizde hadi gidip bir hava alalım. Hiç bir şey istemem ben söz.
-İyi peki aşkım peki gidelim.
Tabi biz düştük yola bir trafik bir trafik  sorma gitsin. Öyle bir hal aldı ki artık trafik duruyor, kontak kapat o kadar. Derken baban;
-Aşkım ben demedim mi sana bak akşam trafiği işte, şuradan yan yola çıkalım da geri dönelim bari.
-Peki aşkım. Hem ben nereden bileyim ki trafik böyle.
Tam yan yola çıktık geri dönmek için birde baktık ki 4 tane araba e-5 i kapatmış ellerinde bayraklar eylem yapıyorlar. Yolu kapattıkları yerden sonrası bir boş bir boş e gitmesek olmaz artık.Gittik. Malum hafta sonu bir kalabalık bir kalabalık. Arabayı park etmeye yer yok. Derken baban;
-Buraya kadar geldik ama arabayı bırakacak yer bulamayacağız. Dedim ben avcılar da kalsaydık da, sana istediğin tavuk pilavdan alsaydık, baksana her yer dolu, şu sokaktan da bi bakalım olmazsa döneriz
-Tamam hayat ama sen saberetmiyorsun. Hem biraz ilerde otopark var.
-Yok yok çok trafik dönelim buradan ne yapalım.
-Peki aşkım kısmette yokmuş buraya kadar cebelleştik arabaya park yeri bulamadık.
-Pilavcılar da gitmiştir şimdi.
Sessizlik....
-Aşkım şu sokak sahile yakınmıydı.
-Evet otelin oraya çıkıyor.
-Bi bakalım istersen belki park yeri vardır.
-Peki aşkım bakalım.
Ben baban ve dayın .. hiçç ses çıkmıyor ama gözler fır fır. hiçbirimizin eve dönesi yok. oraya gidene kadar çok uğraştık.
-AAAAAA işte orda orda gördüm yer var.
-Hani nerde.
-Orda işte sığramı bizim arabamız.
-Gördüm gördüm. Usta şöförüm ben karıcım sığarım tabi :)
Gecenin sonunda park yeri bulunmuş sahile çıkılmıştı ki bir kalabalık şarkılar. Festival varmış meğer. Barış festivali. Cıvıl cıvıl o kadar güzel ki. Bir sürü ülkeden gelmişler çeşit çeşit giyinmişler, her ülke kendine has kıyafet ve müziklerle. Aldım elime telefonu tabi ki fotoğraf çekiyorum. AAA ne göreyim ballış babanın kucağında kalabalıktan korktu diye almış baban. Kızlar geliyo aaa ne şirin sevebilirmiyim. Ullllllleeeeeyyyyynnnnn yakarım bu gezegeni. Bakmasın kimse koca göbeğime  kişinin gücü var üstümde :) hemen dayına devrettik ballışı. EE oğlumuz genç yakışıklı bu kadar dikkat onun hakkı. Kim ne yapsın babanı. Kızlar dayına bakıyorlar fit, ee yakışıklı da, kucağında ki köpekte çok sevimli. Etrafında toplaşıp toplaşıp dağılıyorlar kafile kafile. Önümüzden geçen festivaldeki yabancılar bile gelip seviyor :) ben mi ? ben fotoğraf çekiyorum :)

 


 


Burası da başak şehir gölet. Akşamlar tam bir görsel şölen olur. Ben gecesini ballış gündüzü nü (çünki çimlerde bir sürü arkadaş bulup, tasmadan kurtulup, özgür oluyor.) baban sa evde pineklemeyi sever :)
Bu sefer giderken sinem teyzenleride davet ettik sağolsun kırmadılar. Ekmek aralarını sinem teyzen hazırladı. Erik suyunu ben kaynattım (doğal olmalı yediğimiz içtiğimiz) yedik içtik gezdik. Elimizde bebek arabalarıyla orada dolaşmayı hayal ettik.
 

 Bu da bir diğer piknik hatta ilk piknik. Deneyimimiz yok ama yinede güzel geçti. Dikkat ettiysen pazar arabalarımız yok. Çünküü annanenin arabası hala bizde. Babalar pişirdi anneler hazırladı. Ağız tadıyla afiyetle yenildi. Hayal kurmak ihmal edilmedi. Neyin hayali mi? ilahi sen tabi ki de bebişlerimizin hayali.
 

 Bunlar da meloştan gelenler. Kaç nesil itina ile kullanmış bunları. Abartmıyorum bak sayalım; hilal ablanın kızı 1, fatoş ablanın kızı 2, bir arkadaşlarının oğlu 3 şimdi de sinemin ATLASı :) Banyo setinin pembe olmasına takılma ben sana ilerde çok daha güzellerini alırım :) Bitanem benim.

Üstteki poposu birazcık büyük keçe at :) birtane sana birtane duruya yaptım bu atlardan. Kapı süsünüz olacak bunlar. Diğeri ise sana yaptığım keçe bebek şekerlerinin tüm hayvanlarına sahip sinem teyzenin tasarımı etiket.
















Ahhhh Ahhh bu burger king paratesleri. Nasılda güzeller. Hmburgeri midemi bulandırıyor ama patates kızartmasını sende bende çok seviyoruz. Bir kova boy patates söylüyorum ben yiyorum sen coşuyorsun. Çılgınlar gibi tekmeliyorsun beni :)
Kola benim değil. Be sade 1 yada 2 yudum alırım babanın içtiğinden . Sana zarar verebilecek hiç ama hiç bir şeyi ne kadar istesem de geçirmiyorum kursağımdan. Üsteli ben seni öyle mc miş burger miş götürmem. Ne kadar zararlı. Hiç öyle bakma büyü istersen kendin git :) :) :)













 


Dayının kazandığı üniversienin kayıt vakti geldi çattı. Ben dedim bende geleceğim , bende canberk in yanında olacağım. Annanen yine her zaman ki gibi panik.
-Olmaz sinem olmaz, yolda izde ya başına bir şey gelirse. Ya yolculuk seni yorarsa.
-Ya yok anne gelicem bende yanınızda olucam. Benim oğlum akıllı yormaz o beni üzemez. Hem çok çok doğum yeri kırklareli olur :) birşey olmaz ( Allah göstermesin erken doğum)
Sabah annanen ve dayın gelip bizi evden aldılar. Çıktık yola. Yol o kadar güzel dümdüz tertemiz bir yol 2 saate de vardık. Tam il sınırından geçtik ki dayın diplomasını yanına almadığını fark etti. Yine annanen bir telaş bir gerilim. Yüksek voltaj vallahi. Dayınla ikisi senin yüzünden senin yüzünden, ben söyledim sen bakmadın. Suç dayında biz şahidiz. Siz karışmayın her şeyi ben yapıcam dedi başka bir şey demedi. Halbuki bizimle paylaşsa hiç böyle olmazdı. Ama artık yapacak bir şey yok. Rektörlüğü bulduk. Bahçeye kadar gittik binaya bizi almadılar. Dur çocuğun artık büyüdü kendi kaydını kendi yapacak dediler. Tabi ki kayıt yapamadık ama özel yurtlara baktık, dayının okuluna baktık, devlet yurduna baktık. Tabiki serseri dayın ev hayallerinde, özgürlük peşinde. Çıksın eve de görsün. Anlayacağın gezdik dolaştık geri geldik. Ben edirne ye de gideriz diye hayal etmiştim ama başka zaman artık :) Yinede çok keyifli oldu ve biz aile olarak bir aradaydık. Benim seninle ilgili üniversite hayallerimden bahsetmeyeceğim sen zaten artık beni biliyorsun.

    Sana çok şey biriktirdim demiştim. Dahada anlatımım ama sıkılırsın diye korkuyorum. Aman annem de ne yapmış dersin diye. Ben yazayım sen karar ver bitanem. Sana senin varlığını bildiğim günden başlayan bir kitap hazırlıyorum. Bunu çok keyif alarak hazırlıyorum. Baban hala bir satır bir şey yazmadı ama azimliyim yazdıracağım :) Seni çok seviyorum annem.